|
|
|
|
Arkadaşlar sanat bir iştir. Hem de ciddi ağır bir iştir. Sizden bir mesai değil bütün ömrünüzü, zihninizi ve yüreğinizi kendisine yatırmanızı isteyen ve bunu yapsanız bile ( ve hatta büyük olasılıkla) ancak karnınızı doyuracağınız bir iştir. Gerçek sanatçı tabii ki bu işten para kazanandır, ha para kazanan demişken öyle yatlar katlar almak değil ancak bir sonraki işinin malzemesiyle azığını çıkaracak kadar kazanır sanatçı. Bunu kazanmak içinse uykusuz kalır ondan kimse bunu istemeden, günlerce, haftalarca, aylarca bazen yıllarca yoğunlaşır tek bir şeyi anlamak ve anlatabilmek için. Ben bu işle yıllarca karnımı doyurdum ama fazlasını da yapamadım söyleyeyim.
Sanatın yaklaşık bir tanımı için şöyle diyebiliriz aslında; "Sanat bir insan araştırmasıdır!" Bu durumda sanat aynı zamanda sosyolojidir de yani sanatçı denen adam insan bilimleriyle uğraşan bir bilim adamıdır aynı zamanda. Eğer bunlardan bi haber ise o kişi sanatçı değil manatçıdır olsa olsa. Sanat insanın acılarını, hüzünlerini, çocuksuluğunu, mutluluğunu, kederini, yaslarını, içtenliği ve iki yüzlülüğünü, saflığını, ihanetini, gaddarlığını, açlığını, aşkları ve tutkularını anlamak ve anlatmak işini yapar.
Bunu bir hobi olarak yapmak elbet pek güzel ama gerçek bir sanatçının bir sanat sever gibi, bir sanat meraklısı gibi, bir hobi sahibi gibi yaklaşması pek olacak iş değildir sanata. Ben bir sanatçıyım ve 10 yaşımdan beri bilim teknik ve bilimle ilgili kitaplar okurum bu beni bilim adamı yapmaz. Eğitimini almam gerekir.
Sanatın her alanı bir inşaat mühendisliği gibi tekniktir. Ve bu benzetme cuk oturdu bile diyebiliriz hatta, çünkü çaplı bir sanat eseri inşaa etmeye başladınız mı büyük bir yapıyı ayağa dikmek için gereken teknik bilgilere sahip olmak ve bunları doğru kullanmak birinci koşuldur. Bunun için sanatlarda form (ki türkçesi biçimdir)ve form kurgusundan söz edilir. Hangi motiften sonra hangisini getireceğinizin sayısız koşulu vardır. Ve bu koşulların bilgisi bir ustadan çırağa aktarılır aynı bir ayakkabıcı gibi. ( Ayakkabıcılık bir iş midir?)
Estetik ise ancak sağlam bir kurgunun cilasıdır.
Bir Savaş ve Barış'ı okursanız, gerçek bir filmi yönetmenin gözüyle izlemek için (ve elbette bir takım ön bilgilerle) başına oturursanız, ya da medya'nın size aşıladığı önyargılarınızdan sıyrılarak içtenlikle iyi bir topluluktan bir operanın oluşturulma aşamalarını seyrederseniz, ya da van gogh'un ayakkabılarının ya da kiraz çiçekleri tablosunun orjinalini görürseniz, iyi yapılmış bir heykelin üzerinde kumaşın kıvrımlarının titreştiğini görürseniz kurgu nedir bunu çakabilirsiniz.
Çakabilirsiniz diyorum bu kesinlikle küçümsemek için söylediğim bir şey değil, ve hatta tam tersine. Ben sanat eğitimime 1984'te başladım ustalarım oldu, hala bir ustam var ve hala öğrenecek çok şeyim var.
Eğer bir berber köy kahvesine oturup saç keserek günlüğünü çıkarıyorsa ve bir kavalcı da bunu yapıyorsa o zaman en basit durumdaki bu sanat bile bir iştir.
Yoksa sadece pozitif bilimlere bağlı işlerin iş olduğunu gerisinin gereksiz olduğunu düşünüp kestirip atabilirdik. Peki bunu deneyebiliriz;
Bakın şimdi bir düşünün; Renkler kısıtlansın, bu güne kadar ressamların keşfettiği bütün renkleri unutun, bütün fotograf ve resimleri kaldırın, bütün müzikleri çıkarın hayatınızdan ( duşta bile şarkı söylemek yok!), hiç bir film görmediğinizi düşünün, Şiiri ve güzel sözleri bütün edebiyat litaratürünü, Hoşunuza giden gitmeyen bütün heykel figürlerini kaldırın, bütün figürleri kaldırın(kahve kupanızdaki dahil), tiyatro yok sessiz sinema bile yok!.
Hayat nasıl olur????
Size bir sır vereyim mi?
Sanat yetenekli adamın yaptığı ulvi bir iştir ve gereksizdir ya! Adam olan sanatla uğraşmaz ya! Unutun şimdi bunu bir de bunu dinleyin; Sanat 'yetenekli' adamın günde bazen 20 saat çalışarak bir tarafından ter damlayarak yaptığı tamamen dünyasal çünkü doğrudan insana ve insanın durumlarına bağlı bir iştir. Hatta bundan insana daha yakın bir iş yoktur. Adam olan sanatla uğraşır sanatçı olması gerekmez. İnsanın sanatı anlamak için harcadığı çaba insanı insanlığın bütünsel bilgisine yakınlaştırır, dokunuşturur.
Ve sanatçı denen zavallı yaratık bütün çabası ile anlayabildiklerini anlatmaya çalışmakla birlikte bunun ancak küçük bir yüzdesini insanlara yansıtabilir. Bütün insanlığı anlamanın ama asla istediğiniz gibi anlatamamanın yükünü benimle paylaşmak ister misiniz? Sanatçılar günah keçileridir dünyanın ve hatta en ağır işçileridir. Hayattayken binlerce kez hançerlenen ve ölenler ve tekrar ayağa kalkıp buna bakın gerçek burada diye haykıranlardır.
İnsan olmanın birinci koşulu bütün saflığınız ve ön yargısızlığınız ve tüm yüreğinizle insana bakmaktır. İşte sanat bunu yapar! Sanatın yaptığı iş ne midir?
"sanat insanı insan yapar!"
| |