Sanatçılar!
Çok büyük sanatçıları ağırlamış, çok büyük sanatçıları seyirciyle buluşturmuş, çok büyük sanatçıların gerçek okulu olmuş olan AKM yıkılacak. Bu gün AKM'nin simgeledikleri Atatürk cumhuriyetinin kazanımlarıdır. Yok edilmek yıkılmak istenen AKM'nin simgeledikleri ve AKM aracılığıyla sanatçıların söyleyebilecekleridir. AKM Pek çok açıdan varlığımızı ortaya koymamızın en etkili, uygun aracıdır. Varlığımızı ortaya koymak demek var olmak demektir. AKM çoğu zaman saatler saatler boyu bitmek tükenmek bilmez çalışmalarımızda bizim ikinci evimiz, ve sanatçılar için evinden bile daha önde bir yer bizim SAHNEMİZİDİR!
Pek çoğumuzun okula girdiği ilk yıllarında gözüne hedef olarak kestirdiği, pek çoğumuzun ilk büyük sahne tecrübelerini edindiği, sinemaları, konser salonları, sergi salonu, prova salonları ve kulisleriyle pek çoğumuz için ikinci bir okul olan, çeşit çeşit konser, opera, bale ve tiyatro seyrettiğimiz Taksim'deki ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ'nin yıkılmasına komisyondan onay verildiği haberi ile internet üzerinde haberlere bakarken karşılaştım.
Sanki sanal bir durummuş böyle bir şey hiç olmayacakmış gibi geldiğini biliyorum ancak konu gittikçe netlik kazanıyor. Ben öncelikle eğer mimariyi de yedi sanattan biri sayıyorsak ki sayıyoruz bu bina da bir mimari eser olduğu için yıkılmasına karşıyım! Bu yapıyı beğenmek zorunda değilsiniz ama onu beğenmemeniz onun mimari bir eser olma özelliğini yok etmez. AKM'nin yıkılmasının bir heykelin yıkılmasından, bir resmin yakılmasından ya da bir müziğin son yazılı kopyasının yok edilmesinden bir farkı yoktur!
Sanatçının doğası tepki duymak, işi tepki göstermektir!
Biz bugünün genç sanatçıları tepki duymadıkça ve göstermedikçe yok oluyoruz! Herkesi önce kendi sonra ülkesi ve halkı için bugün tepki duymaya ve duyduğu tepkileri bir sanatçı gibi başı dik ve yılmadan dile getirmeye çağırıyorum!
AKM'nin yıkılmaması için ne yapılabilir? Herkesin bir fikri olabilir önce bunları paylaşalım, danışabileceğimiz kanun adamları tanıyanlar danışsın. Ne çapta bir tepki bizi kurtarmak yolunda bir adım olur? İmza mı toplamalıyız? Basın toplantıları mı düzenlemeliyiz? Kamuoyunu dikkatini bu konuya çekmek için çalgılarımızı elimize alıp, skeçlerimizi yazıp, ayakkabılarımızı giyip sokağa çıkmalı her sokak başına bir nöbetçi mi dikmeliyiz? En azından hepimiz kendi etkinliklerimizde tepkilerimizi daha güçlü ve ısrarlı ortaya koyabilir, en azından izleyicilerimizi, okuyucularımızı ve dinleyicilerimizi ve çevremizi etkileyebiliriz.
Bir tek gerçek sanatçı bütün bir toplumun dili olabilir!
Bir tek gerçek sanatçı koca bir toplumun uyanışını tetikleyebilecek güce sahiptir!
Ülkemizin bugün içinde bulunduğu durumda hemen bugün çok daha etkin bir davranış içine girmemiz gerekir.
Bu toplumu "sanatçı" nın TV'de onları eğlendiren ve her durumda herşeyin suyuna giden, onunla bununla çekişen renkli magazin kişiliği olduğu yanılgısından kurtarmak bizim elimizde.
Sanatçı kimliklerimizin bugüne kadar bilinçli olarak kış uykusuna yatmaya zorlanan devrimci ve eylemci yanını uyandırmak bizim elimizde.
Bu yakın gelecekteki varlığımız ile yokluğumuz arasındaki farkı belirleyecektir.
İçinizdeki bütün gerçek sanatçıları, tepki duyan herkesi birlik olmaya ve bu ülkede olup bitenler konusunda sesimizi duyurmaya, örgütlenmeye davet ediyorum.
ilkim Tongur,
Besteci, Koro şefi.
Aşağıda AKM'nin tarihçesi ve okuduğum haberin bir kopyası var.
AKM
Atatürk Kültür Merkezi (AKM), İstanbul'da Taksim Meydanı'nda kurulu, opera, bale, tiyatro, konser ve kongre amacıyla kullanılan içinde bir sergi salonu ve sinema da bulunan yapıdır.
1930'larda İstanbul'a bir büyük opera merkezi inşa etmek için başlayan çalışmalar sonucu binanın temeli 1946'da atıldı. İlk projenin üzerinde pek çok değişiklik yapıldı ve sonunda mimar Hayati Tabanlıoğlu'nun yaptığı değişikliklerle Atatürk Kültür Merkezi 1969 yılında Aida temsiliyle açıldı. O zaman dünyanın dördüncü, Avrupa'nın ikinci büyük sanat merkezi olma özelliğine sahip göz kamaştırıcı bir projeydi.
Ancak bina, 1970 yılında Arthur Miller'ın Cadı Kazanı sahnelenirken çıkan yangında büyük tahribat gördü. Yeni değişiklikler, sıkı güvenlik ve yangın önlemleriyle yapı 1978'de yeniden açıldı. Bugün de hala bu haliyle çalışan AKM'de 1300 kişilik büyük salon, 500 kişilik konser salonu, 200 kişilik tiyatro salonu, 250 kişilik sinema salonu var. Üst katlarda büyük de bir sergi salonuna sahip olan AKM, İstanbul Devlet Tiyatrosu, Opera ve Balesi, Devlet Senfoni Orkestrası'nın daimi sahnesi olarak da hizmet veriyor. Bu kurumların yönetim birimleri ve merkez gişeleri AKM bünyesinde bulunuyor.
Hayati Tabanlıoğlu'nun son şeklini verdiği proje, 1950'lerin yalın ve işlevsel mimari anlayışının tipik bir örneği kabul ediliyor. Özellikle Büyük Salon'un yüksek sofitası, derin ve geniş sahnesi, yine bu sahnenin çeşitli asansörlerden oluşan gelişmiş mekanik kapasitesiyle farklı kullanımlara imkan vermesi, AKM'yi Türkiye'nin en gelişmiş gösteri sanatları mekanı yapıyor. Kültür-sanat meraklıları için hayatlarının önemli mekanlarından biri olan AKM, diğer İstanbullular için de hiç değilse önünde buluştukları önemli bir mekan. Binanın sahibi olan Kültür Bakanlığı, Atilla Koç'un yönetimde olduğu 2006-2007 yıllarında binanın onarım masraflarının yüksek olduğunu gerekçe göstererek, yıkılıp yenilenmesi görüşünü gündeme getirdi.
HABER;
AKM'nin yıkımına komisyondan onay
Atütürk Kültür Merkezi'nin yıkılıp yıkılmaması kararını Kültür ve Turizm Bakanlığı verecek
İstanbul'un 2010 yılı Avrupa Kültür Başkenti olarak hazırlanmasını öngören tasarı komisyonda, uzun tartışmaların ardından kabul edildi. CHP yine tasarıya şiddetle karşı çıktı.
CHP'nin karşı çıktığı tasarı, AK Parti ve MHP'li milletvekillerinin oylarıyla kabul edildi.
Kabul edilen tasarı ile Atütürk Kültür Merkezi'nin (AKM) yıkılıp yıkılmaması konusundaki karar verme yetkisi Kültür ve Turizm Bakanlığı'na verildi. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, AKM'nin yıkılıp yıkılmaması konusunda henüz karar vermediklerini, ancak bu yetkiye ihtiyaçları olduğunu söyledi. Yerine koyacak bir yapı olmadıkça AKM'nin yıkılmayacağını vurgulayan Günay, "Ayazağa'da bir yapı var. Onu tamamlayarak komple bir kültür merkezi haline getirirsek, AKM'nin yıkılması sözkonusu olabilir"
Komisyonun CHP'li üyeleri ise AKM'nin yıkılması kararının, AK Parti'nin opera ile hesaplaşması olduğunu savundular. CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, bundan önceki Kültür Bakanı Atilla Koç'un, "AKM'yi komünistler yaptı" dediğini hatırlatarak, "Şimdi AKP'liler mi yıkacak" diye sordu. Murarrem İnce, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Projesinin Sayıştay denetimi kapsamından çıkarılarak, dört müfettişin denetimine verilmesini eleştirdi. CHP İstanbul Millevekili Nur Serter, AKM'nin yıkılmasına karşı çıkmalarındaki en büyük nedenin, yıkılan yere bir alışveriş merkezi yapılacağı kuşkusu olduğunu ifade etti.
Eleştirilere cevap veren Bakan Günay, Sayıştay denetimi ve Devlet İhale Kanunu hükümlerinin bu tasarı kapsamına alınması durumunda, çalışmaların yetişmeyeceğini söyledi. Günay, AKM'nin yıkılması durumunda yerine daha görkemli bir kültür merkezi
yapılacağını, burasının kesinlikle ticari merkez olmayacağını bildirdi.
Komisyon taplantısında CHP'li Muharrem İnce'nin, Bakan Ertuğrul Günay için, 'takım değiştirdi' demesi gerginliğe neden oldu. AK Partili vekiller İnce'ye tepki gösterdi.